AnasayfaEndüstri BitkileriFitopatolojiFUNGAL HASTALIKLAR

Pamukta Texas Kök Çürüklüğü (Phymatotrichopsis omnivora)

Hastalık Etmeni: Phymatotrichopsis omnivora (Syn: Phymatotrichum omnivorum)

Hastalığın Türkçe isimleri:  Texas Kök Çürüklüğü, Pamuk Kök Çürüklüğü

Hastalığın ingilizce isimleri:  Phymatotrichum root rot, soft rot of cotton, Texas root rot of cotton

Hastalık hakkında genel bilgi:

İlk olarak 1888 yılında Pammel tarafından tanımlanan Phymatotrichopsis kök çürüklüğü aynı zamanda Teksas kök çürüklüğü, pamuk kök çürüklüğü ve Ozonium kök çürüklüğü olarak ta bilinir. Kireçli- killi topraklarda yetiştirilen bitkilerde daha çok zarar yapar. 2000 den fazla dikotiledon bitkinin etmenin konukçusu olmasından dolayı genellikle bilinen bitki hastalıklarının en tahripkârlarından biri olarak düşünülür. Pek çok bitkide hastalık yapmasına rağmen pamuktaki zararının fazla olmasından dolayı bu hastalıkla ilgili olarak pamukta daha çok çalışma yapılmıştır. Texas’da her yıl bu hastalıktan dolayı pamukta %2 ürün kaybının meydana geldiği ve bunun da parasal değerinin 25 million dolar olduğu bildirilmiştir. Bunun için Phymatotrichopsis omnivora (Syn: Phymatotrichum omnivorum) kök çürüklüğü dendiğinde ilk akla gelen pamuk bitkisidir.

Hastalığın belirtileri:

Hastalığın ilk belirtisi yapraklarda hafif sararma ve bronzlaşmadır. Genç yaprakların sararma ve bronzlaşmasını ani bir solgunluk ve ölüm takip eder. Hastalıklı yapraklar kurur ve kahverengi bir hal alır. Kuruyan yapraklar bitki gövdesinde asılı kalırlar. Nemin ve sıcaklığın (ılıman bir sıcaklık) hüküm sürmesi durumunda tarlada lokal olarak ölmüş bitkiler göze çarpar. Hastalığın aşırı şiddetli olmasından dolayı tarladaki tüm bitkiler ölebilir. Bitki ayakta kalırsa da köklerde çürüme başlamıştır. Köklerde biriken miseller çürümeyi hızlandırır. Bunlardan meydana gelen sporlar toprakta beyaz bir toz kitlesi halinde görülür. Misel kitlesi, sclerotlar toprakta uzun süre canlı kalabilir. Enfeksiyon ve bitki köklerinin çürümesi gelişme mevsiminde olmaktadır. Bilhassa yaz ortasından sonbahara kadar olan devrede kök çürümelerine çok rastlanır.

Fungusun üç farklı gelişim dönemi vardır. Bunlar, miselial, sklerotial ve konidialdir. Özellikle miselial dönemdeki rhizomorfal oluşum fungusun hayat döngüsünde en önemli tanımlayıcı özelliktir. Hastalığın primer inokulumu sklerotlar ve çok yıllık bitkilerin köklerinde kışlayan misel kümecikleridir. Montmorillonitik kilin sodyum içeriği fungusun toprakta dağılımını etkilemektedir. Topraktaki sodyum içeriği arttıkça sklerotial oluşum azalmaktadır. Topraktaki 500-700 ppm’lik sodyum içeriği fungusun topraktaki yaşamını olumsuz yönde etkilemektedir.

Konukçuları

Hastalık başta pamuk olmak üzere, soya fasulyesi, fasulye, yonca, üzümlerde ve iğne yapraklı ağaçlarda görülmektedir.

Mücadele olarak ne yapabiliriz ?

Kültürel Mücadele

P. omnivorum’da kültürel önlemler pek etkili olmamaktadır. Bununla beraber inokulum artışını önlemek için;

  • Münavebe uygulamasında özellikle yulaf, mısır, sorgum ve çayır bitkilerine yer verilmelidir
  • Toprak derin sürülmelidir.
  • Azotlu gübre kullanılmalı. Fakat alkali topraklarda bu önlemlerinde pek fazla etkisi olmamaktadır.
  • Sodyum uygulaması ile toprağın patojene karşı baskılayıcılığı artırılmalıdır.
  • Dayanıklı çeşit kullanılmalı

Kimyasal mücadele

Hastalığa karşı pratikte uygulanabilecek ve öneri niteliğinde olan bir kimyasal mücadele yöntemi mevcut değildir. Ancak bununla beraber hastalığa karşı deneysel nitelik olan bazı uygulamalar yapılmış ve değişik sonuçlar alınmıştır. Örneğin Fungusun Triazole grubu fungusitlere karşı hassas olduğu tespit edilmiştir. Aynı zamanda bu bileşikler eğer tohumla uygulanırsa pamukta herbisital aktivite göstermektedir. Ekimden 6-9 hafta sonra Propicanozole’nin yaprağa veya granül formunda kök bölgesine uygulanması hastalıkla mücadelede oldukça etkili olmuştur. Propicanozole, triadimenol’un damla sulama ile iki yıl kullanılması tarlada hastalıktan dolayı ölen bitki sayısında önemli oranda azalmaya neden olmuştur.

 

Hastalık hakkında tanımlayıcı fotoğraflar aşağıda verilmiştir. Fotoğraflar Australia License telif haklarına sahiptir. İzinsiz çoğaltılamaz,yayınlanamaz, herhangi bir yerde kullanılamaz.

 


Yazılarımızdan haberdar olmak için
Abone olmak istermisin ?

Kaliteli yazılarımız ve fotoğraflarımızdan ilk sizin haberiniz olsun !

Bitki koruma ailesine katıldığınız için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti sanırım :(

Şükrü Kaynaş

Ne zaman fark edebiliriz acaba ? Zararlılar ve hastalıklar ile mücadele ettiğimizi zannedip, önümüze konulan bir besinin sadece kimyasaldan ibaret kansorejen bir madde olduğunu...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Yazılarımızdan haberdar olmak için
Abone olmak istermisin ?

Kaliteli yazılarımız ve fotoğraflarımızdan ilk sizin haberiniz olsun !

Bitki koruma ailesine katıldığınız için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti sanırım :(