Soğan, Sarımsak ve Pırasada görülen fungal hastalıklar

Soğan,sarımsak ve pırasada başlıca görülen önemli hastalıklar şunlardır:

1) Çökerten(Fusarium spp.)
2) Sarımsakta Bazal Çürüklük(F. culmorum)
3) İs Leke Hastalığı (Colletotrichum circinans)
4) Beyaz Çürüklük (Sclerotium cepivorum)
5) Soğan Mildiyösü (Peronospora destructor)
6) Soğan Rastığı (Urocystis cepulae ve U. colchici)
7) Soğan Pası (Puccinia porri)
8) Mor Leke Hastalığı (Alternaria porri )

1) Çökerten (Fusarium spp.)

Fusarium tarım topraklarında sıkça rastlanan bir fungustur ve çökertene sebep olur. Soğan tarımı yapılan her yerde görülebilir. Hastalık soğan yetiştirilen bahçe ve tarlalarda çok şiddetli cereyan edebilir.

Hastalık Etmeni

Fusarium oxysporum f.sp. cepae, F. moniliforme, F. solani, F. subglutinans, F. proliferatum (syn.:Cephalosporium proliferatum), F. equiseti ve F. tricinctum adlı organizmalar çökertene sebep olur.

Türlerin teşhisi; conidiophor, macroconidi ve clamydospor morfolojilerine bakılarak yapılabilir. Ayrıca microconidinin varlığı, besiyerinde gelişme hızı ve miseliumların rengi de teşhiste önemli karakterlerdir. Fusarium türlerinin hepsi de soğanda hastalık meydana getirebilir ancak hastalık meydana getirebilme ve virülenslik bakımından fungusun izolatları arasında farklılıklar vardır.

Hastalık Simptomları

Çimlenen tohumlar çürüyebildikleri gibi fideler de çıkmadan önce çürüyebilir. Sonuçta bitki ölebilir. Enfekteli kök uçları ve kılcal kökler pembe veya kırmızımsı görünürler. Ancak sonradan doku ölümlerine bağlı olarak zamanla siyahımsı kırmızı renk alırlar. Fideler güçsüzleşir ve gelişmeleri zayıflar. Kök sistemindeki bozulma sonucu fideler yavaş yavaş sararıp solarlar.

Hastalık Döngüsü ve Epidemiyolojisi

Enfekteli tohumlar çürüyebilir veya fideler henüz toprak yüzeyine çıkmadan çıkış öncesi çökertenden dolayı ölebilirler. Fungus, tarlada kalın hücre duvarına sahip clamydosporlarıyla bitki artıklarında veya konukçusu olan yabancı oylar üzerinde olumsuz koşulları geçirir. Yeni meydana gelen köklerden hifler aracılığıyla direk penetrasyon gerçekleşir. Miseller epidermal ve kortikal dokuların içinde ilerleyerek vasküler dokuya ve sonuçta bazal gövde dokusuna ulaşarak fideyi öldürür. Enfeksiyon 0°C’den 40-45°C’ye kadar olan sıcaklıklar arasında ve nemli topraklarda meydana gelir.

Mücadele:

Kültürel Mücadele

  • Hastalıksız üretim materyali kullanılmalı
  • Rotasyon uygulanması: Tahıllarla yapılan rotasyon kök hastalıklarını azaltmada etkili olmuştur
  • Tarla temizliği: Buharlı sterilizasyon yapılabilir.
  • Toprak solarizasyonu yapılabilir. Bu uygulama ile patojen bir ay içinde canlılığını kaybeder.
  • Dayanıklı çeşitler yetiştirilmelidir.

2) Sarımsakta Bazal Çürüklük (Fusarium culmorum)

Sarımsakta bazal çürüklük ilk olarak 1976 yılında California’da daha sonra Oregon, Nevada ve Columbia’da görülmüştür. Tarlada %40 ürün kaybına neden olduğu gibi depoda da hastalıktan dolayı kayıplar meydana gelebilmektedir.

Hastalık Etmeni

Bazal çürüklük etmeni Fusarium culmorum fungusudur. PDA’da iyi gelişir. Beyazımsı sarı veya kızılımsı kahve renkli hif tabakası oluşturur. Etmen çok sayıda clamydospor oluşturur. Clamydosporlar tek tek, zincir şeklinde veya yığın halinde bulunabilirler. Perfect dönemi bilinmemektedir. Etmen sadece elephant(fil) sarımsaklarını hastalandırmakta diğer varyetelerde aynı derecede hastalık yapamamaktadır. Soğan etmenin konukçusu değildir.

Hastalık Belirtileri

Sarımsak fidelerinin ve dişlerinin çimlenmeden çürümesi şeklinde ilk belirtiler görülür. Bitkinin vejetasyon periyodu boyunca gövde ve depo yapraklarının çürümesine de sık sık rastlanır. Kırmızı saçaklanma ile bazal kök çürümeleri görülürse de bu belirtiler etmenin tanımı için yeterli olmamaktadır. Hastalık hasat sonrasında da etkisini sürdürür ve değişen oranlarda ürün kayıplarına neden olur.

Hastalık Döngüsü ve Epidemiyolojisi

Toprak kökenli olan inokulum kaynakları sarımsağı köklerden ziyade yumru dilimlerine yakın gövde kısımlarından infekte etmektedir. İnfektelenen sarımsak hastalık belirtisini göstermeyebilir, ama hastalığın inokulum kaynağı olabilir. Hastalık etmeninin taşınması toprak ya da bitki artıklarının alet, tohum, ya da sulama suyu ile taşınması sonucunda gerçekleşir.

Hastalık oluşumu değişkendir, yıldan yıla ve tarladan tarlaya farklı olabilir. Hastalık gelişimini etkileyen faktörler henüz bilinmemektedir. Hastalık depolarda da devam eder ve kayıplara neden olabilir.

Mücadelesi
Kültürel Önlemler:

  • Hastalıktan ari üretim materyali kullanılmalı, eğer hastalıkla az bulaşık alanlardan tohumluk alınmışsa sıcaklık uygulanması yapılmalı
  • Konukçu olmayan bitkiler ile rotasyon uygulanmalı.

3) İs Leke Hastalığı (Colletotrichum circinans)

Hastalığa ilk defa 1851 yılında İngiltere’de rastlanmıştır. Daha sonra Avrupa ve Birleşik Devletler’in kuzeydoğu ve orta kuzey kesimlerinde de rapor edilmiştir. Ayrıca Japonya, Arjantin ve Mısır’ın da hastalıkla bulaşık olduğu anlaşılmıştır. Sarımsak dışındaki soğanlı bitkilerin çoğunda görülür.

Hastalık Etmeni:


Colletotrichum circinans
(Syn: Vermicularia circinans ve Colletotrichum nigricans) is leke hastalığını meydana getiren fungustur.

Hastalık Belirtileri

Hastalık belirtisi soğanların en dış kabukları be boğaz kısımlarında koyu yeşil ya da siyah lekeler olarak görülür. Bu renkli lekeler ilk önce belirtinin yakın dokuları üzerinde oluşan misel ya da küçük, siyah stromalar olarak görülmeye başlar. Gelişmekte olan bu lekeler 25 mm çapında, uniform olarak siyah, ve çoğunlukla koyu konsantrik halkalar şeklindedir.

Hastalık Döngüsü ve Epidemiyolojisi

Fungal etmen kış koşullarını saprofit (çürükçül) olarak toprakta ve soğan artıkları üzerinde misel ya da üreme organı olan stromalarla geçirmektedir. Fungusun misellerinden oluşan sporlar soğan yumrusunun en dıştaki dilimini infekte eder ve burada tekrar oluşan sporlar rüzgâr, sıçrayan yağmur suyu ve aletler ile sağlıklı bitkilere taşınır. Uzun mesafe taşınmalar ise hastalıklı yumruların yeni yetiştirme alanlarına taşınması ile olur. Soğanların renkli varyeteleri genellikle dayanıklıdır, ortaya çıkan bu dayanıklılık funguslara toksik olan protocatechuic asit ve catechol maddelerinden kaynaklanır.

Mücadelesi

Kültürel Önlemler:

  • Koyu renkli soğanlar yetiştiricilikte tercih edilmeli.
  • Hastalıklı yumrular yeni yetiştirme alanlarına sokulmamalı.
  • Ürün rotasyonu yapılmalı.
  • Sağlıklı ya da hastalıktan ari olan yumruları yetiştiricilikte kullanılmalı.
  • Beyaz soğan ekilecekse yumrular güneş altında bekletildikten sonra ya da 48°C kuru sıcaklık uygulaması yapıldıktan sonra ekilmelidir.
  • Toprak drenajı iyi olmalı

4) Beyaz Çürüklük (Sclerotium cepivorum)

Allium türlerinde görülen önemli bir fungal hastalıktır. Birleşik Devletler ve Kanada’da soğan ekiliş alanlarında sık sık problem olur. Ayrıca Meksika’nın bazı kesimlerinde de hastalıktan dolayı önemli kayıpların meydana geldiği rapor edilmiştir.

Hastalık Etmeni:

Beyaz çürüklük hastalığına Sclerotium cepivorum isimli fungus sebep olur. Hastalığın perfect dönemi bilinmemektedir.

Hastalık Belirtileri

Hastalıktan etkilenen bitkilerin yaprakları boğaz kısmından çürür, sarı bir renge döner, solar ve üst kısım toprağa yatar. Yaşlı yapraklar ilk önce çöker ve böyle bitkiler topraktan çekilince kolay çıkarlar, fakat yumrular toprakta kalır. Hastalanan bitkiler üzerinde fungusun beyaz pamuksu misellleri oluşur. Etkilenen soğanlar sulunır ve en dıştaki kabuk kururken çatlar ve büzüşür. Etkilenen yumruların üzerinde fungusun küçük koyu renkli sklerotları, özellikle soğanların boğaz kısımlarında oluşmaya başlar. Eğer hastalıktan etkilenen yumrular uygun sıcaklıklarda depolanmazsa, hastalık depolarda da sorun olur ve yumruların çürümesine neden olur.

Hastalık Döngüsü:

Kışı 20–30 yıl toprakta canlılığını koruyabilen sert sklerotlarla geçirir. Soğan, sarımsak ve pırasa gibi bitkilerde hastalık meydana gelir. Sclerotlar toprak altındaki bitkileri infekteleyebilir ve bir sklerot yaklaşık 20- 30 tane birbirine komşu bitkiyi infekte edebilir. Fungal aktivite serin toraklarda artmakta ve bu aktivite 24 °C altındaki sıcaklıklarda azalmaktadır. Hastalık etmeni tarlada görülünce soğansı bitkileri yetiştirmek oldukça zordur. Hastalık, infekteli bitkiler ve toprakla yayılmaktadır.

Mücadelesi:

Kültürel Mücadele

  • Hastalıktan arî topraklara yine hastalıktan arî soğan yumrularının dikilmelidir.
  • Hastalıklı yumrular veya herhangi bir toprak materyali yeni yetiştirme alanlarına sokulmamalı.
  • Hastalıklı alanlarda çalışma yapıldıktan sonra yeni çalışma alanlarına alet ve ekipmanlar temizlenmeden sokulmamalı.
  • Hastalık çok az bir bölgede ve bir kaç bitkide çıkıyorsa bu alanlardan bitkiler toprakları ile birlikte uzaklaştırılmalı.
  • Küçük alanlarda toprak solarizasyonu yapılabilir.

5) Mildiyö Hastalığı (Peronospora destructor):

Hastalık; Amerika, Yeni Zelanda, Avrupa, Afrika, Orta Doğu, Çin ve Japonya’da soğan ekiliş alanlarında sıkça görülmüştür. Soğuk ve nemli havaların hüküm sürdüğü sezonlarda zarar daha fazla olmaktadır. Bu hastalık soğan, sarımsak, frenk soğanı, yabani sarımsak türlerini kapsayan, yabani ve kültüre alınmış Allium türlerine arız olur.

Hastalık Etmeni

Peronospora destructor hastalığı meydana getirir. Etmenin sporangiosporları 122-800×7–18µm ebatlarında, bölmesiz ve menekşe renklidir. Sporlar bir veya iki çim borusu vererek çimlenirler. Uçları keskin sterigmalar gittikçe daralır ve ikiden altıya kadar çıkıntıya sahiptir.  Her bir sterigma 3–63 adet sporangium taşır. Miseller bölmesizdir ve bitkide intersellüler gelişir.

Hastalık Simptomları (Belirtileri)

Hastalık tarlada lokal olarak ortaya çıkar ve daha sonra yayılmaya başlar. İlk belirtiler çiy varken sabahları yaşlı yapraklar üzerinde kolaylıkla görülür. Sağlam bitki yapraklarına nazaran hasta bitki yaprakları daha solgundur ve renkleri açık kahverengiden kahverengiye kadar değişir. Nemli dönemlerde yaprak lezyonları grimsi-menekşe renginde kadifemsi bir görünüm arz ederler. Etkilenen yapraklar yavaş yavaş solarlar sarı renk alırlar.

Sap lezyonları dairesel veya uzunlamasına görülebilir. Bunlar sapı zayıflatır ve kurumalara yol açar. Fungus çiçekleri de etkiler ve tohumu infekte eder. Depolama sürecinde sistemik olarak etkilenen çiçek soğanları yumuşak ve katlanmış hale gelirler ve bakılınca kehribar rengi bir görünüm arz ederler zamanla buruşup sulanabilirler. Buruşuk olmayanlar ise vaktinde önce çimlenir ve yaprakları sarı renklidir. Bağıl nemin %80’den az sıcaklığın 24°C’den yüksek olduğu kuru koşullarda fungusun gelişmesine paralel olarak simptomların gelişmesi de durur. Fakat hava tekrar nemli ve serin olursa fungal gelişme devam eder.

Hastalık Döngüsü ve Epidemiyolojisi

Fungus kışı tarlada kalmış soğanlarda oospor olarak, depolanmış soğanlarda ve tohumlarda ise misel olarak geçirir ve bir yıldan fazla canlı kalabilir. Enfeksiyon için 22°C’den düşük sıcaklık, bitkiler üzerinde yağmur veya çiğ damlalarının varlığı ya da %95’ten yüksek oransal nem gereklidir. Birkaç saatlik kuru ve güneşli hava hastalığın seyrini yavaşlatır. Enfeksiyon 9–16 günlük uzun bir periyotta gerçekleşir. Sporlar geceleri oluşur ve gün boyu etrafa dağılır. Dağılan sporlar bitki yüzeyinde 1–3 gün yaşarlar.

Mücadele

Kültürel Önlemler

  • Hastalıkla bulaşık üretim materyali kullanılmamalı
  • 3–4 yıllık rotasyon uygulanmalı
  • Sık dikimden ve rüzgâr kıranlardan kaçınılmalı
  • Yağmurlama sulama uygulamasından kaçınılmalı, yüzeysel sulama yapılmalı
  • Bitkiler hâkim rüzgâr yönünde dikilmeli böylece hava sirkülasyonu sağlanmalıdır
  • Hastalıklı bitki artıkları toplanıp imha edilmeli

6) Soğan Rastığı (Urocystis spp.)

Hastalık ilk olarak 1869 yılında Birleşik Devletler’de rapor edilmiştir. Bu hastalık neredeyse bütün Allium türlerinde görülmektedir. Sarımsak, altın sarımsak ve yabani sarımsak türlerinin nispeten dayanıklı olduğu anlaşılmıştır.

Hastalık Etmeni:


Urocystis cepulae
ve U. colchici hastalığa sebep olur. Etmenin clamydosporları 12-15 µm boyutunda ve kısa hücreli, çubuksu-eliptik şekilli kırmızımsı kahve renkli ve kalın çeperlidir.

Hastalık Belirtileri

Pas hastalığının ilk infeksiyonları tohumlar çimlendikten sonraki ilk bir kaç hafta içerisinde görülmeye başlar. Hastalık etmeninin belirtileri; yaprak üzerinde aşağı ve yukarı doğru uzayan, koyu kahverengi çizgiler olarak görülmektedir. Çizgiler başlangıçta yaparak yüzeyinde uzun kabarcıklar olarak görülmeye başlar. Bu belirtiler olgunlaşınca, kahverengiye döner ve üstünde isli bir görünüm veren yoğun, tozlu bir yapıda spor kütlesi oluşur. Hastalıklı yapraklar devrilir ya da anormal şekilde katlanır ve çoğunlukla olgunlaşmadan devrilirler. Rastık ile infektelenen bitkiler bodurlaşmakta ve soğan bitkisinin başlarının yumuşak çürüklük etmenlerine karşı hassas kılmaktadır.

Hastalık Döngüsü ve Epidemiyolojisi

Etmen kışı clamydospor veya ustilospor olarak toprakta geçirir. Fungal etmen toprakta bu sporları vasıtası ile uzun süre dormant olarak canlı kalabilir. Enfeksiyon baharda tohumlar çimlenirken meydana gelir. Fungus bitki ile birlikte gelişme gösterir ve gerçek yapraklar gelişirken yapraklarda çizgiler şeklinde görünümlere neden olur. Enfeksiyonun 32 °C’den yüksek sıcaklıklarda olması imkânsızdır. Serin ve nemli havalar fungal etmenin enfeksiyonunu ve gelişmesini artırmaktadır. Benzer şekilde tohumların derin dikilmesi bitkilerin enfeksiyona yakalanma şansını artırmakta ve hastalığın daha şiddetli olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Hastalık sporları kullanılan alet, ekipmanla ve suyla taşınırlar. Optimum spor çimlenmesi ve gelişme sıcaklığı 13–22°C, maksimum gelişme sıcaklığı 25°C ve minimum çimlenme sıcaklığı 10–12°C’dir.

Mücadelesi
Kültürel Önlemler

  • Hastalıklı bitkiler imha edilmeli ya da yetiştirme ortamından uzaklaştırılmalı
  • Hastalıktan ari tohumlar kullanılmalı
  • Tohumların derin dikiminden kaçınılmalı.
  • Ürün rotasyonu yapılabilir. Fakat bu işlem yeterli olmayabilir.
  • Dayanıklı çeşitler tercih edilmeli.
  • Tohumlara sıcak su uygulaması yapılmalı.

7) Soğanda Pas Hastalığı (Puccinia porri)

Soğan pasına ilk defa 1809 yılında İngiltere’de rastlanmıştır. Çok az ya da hiç ekonomik öneme olmayan bir hastalık etmenidir. Bununla birlikte bazı ülkelerde havaların uzun süre ılık ve nemli geçmesi nedeniyle bazen şiddetli zararlara neden olabilir.

Hastalık Etmeni

Pas hastalığına Puccinia porri F. Rudolphi (syn.:Puccinia allii) fungusu sebep olur. Otoik karakterli bir pas etmenidir.  Üredosporlar sarımsı kızıl renkli, 20-24×23–29 µm küremsi elips şekilli kalın hücre duvarı üzerinde 5–10 adet por ihtiva eder. Teliosporlar gri renkli 20-26×28–48 µm boyutlarında, elipsi- çubuk şeklinde ince çeperli, kısa çıkıntılıdır ve iki adet bölmeye sahiptir.

 Hastalık Belirtileri

Pas hastalığı başlıca sarımsak bitkisinin bir hastalığıdır, bunun yanında soğan, sarımsak ve diğer soğanlı bazı bitkileri de etkilemektedir. Yapraklar üzerinde küçük, kırmızı ya da portakal renginde oval püstüller gelişmektedir. Kırmızımsı hava kökenli üredisporlar bu püstüller üzerinde bol miktarda üretilmektedir. Daha ileri gelişme döneminde bu renkli lekeler koyu bir renk alır ve içerisinde fungal etmenin teliosporları bulunmaktadır. Hastalıktan etkilenen yapraklar sararır olgunlaşmadan devrilirler. Enfeksiyonun şiddetli olduğu zamanlar soğanların büyüklüğünde ve kalitesinde azalma meydana gelebilir.

Hastalık Döngüsü ve Epidemiyolojisi

Fungus ürediospor ya da teliospor olarak tarlada kışlar. Ürediosporlar hastalığın yaşamını sürdürmesi için daha fazla öneme sahiptir ve rüzgârla uzun mesafelere taşınır. Fungusun çeşitli Allium türlerine özelleşmiş strainleri vardır. Hastalık düşük nem ve düşük yağış koşulları altında sıklıkla görülür.

Sporların su içinde kalmaları canlılıklarını azaltır. Ürediosporların çimlenmeleri ve hastalığı gerçekleştirmesi için %97 oransal nem koşullarında en az dört saat kalmaları gerekir. En yüksek enfeksiyon 10-15 C sıcaklık ve %100 orantılı nem koşulları altında gerçekleşir. 24 C üstü ve 10 C altındaki sıcaklıklar hastalığın gelişimi için uygun değildir. Strese girmiş bitkilerde hastalık şiddetli görülür.

Mücadelesi:

Kültürel Önlemler

  • Münavebe uygulanmalı,
  • Sağlıklı bitki yetiştirmeli
  • Tarlada kalan bitki artıkları toplanıp imha edilmeli

8) Mor Leke Hastalığı (Alternaria porri)

Mor leke hastalığı soğan, sarımsak, Mısır soğanı, Galler soğanı ve pırasada görülen önemli bir fungal hastalıktır. Hastalık muhtemelen diğer Allium türlerinde de görülür. Hastalık tüm dünyada görülmekle birlikte sıcak ve nemli iklimlerde daha şiddetli cereyan eder.

Hastalık Etmeni

Mor lekeye Alternaria porri (Ellis) Cif neden olur. Konidioforlar tek tek ya da gruplar halinde meydana gelir, düz veya esnektirler. Bazen bölmeli ve orta kahve solgun renkli olur. 120 µm’a ulaşan boyları vardır ve 5 ile 10 µm kalınlığa sahiptirler. Ayrıca bir ya da birkaç tane belirgin çıkıntıları vardır. Konidiumlar ise genellikle tek olarak ortaya çıkar ve düz ya da kıvrımlı ve ayrıca konidium’un boyutuna göre biraz daha geniş ya da onun kadar boyu olan uca doğru gittikçe incelen gaga şeklinde çıkıntısı vardır. Konidiler solgundan kahverengiye değişen renkte ve pürüzsüz yapıdadırlar.

Hastalık Belirtileri

Belirtiler ilk önce küçük, beyaz daireler oluşturan ıslak lezyonlar şeklinde (2-3 mm çapında) yaprak ve yaprak saplarında görülür. Lezyonlar genişledikçe birleşirler ve kahverengiden mora dönerler. Lezyon kenarı daima kırmızımsı ya da morumsudur ve aşağıdan yukarıya doğru uzayan bir hale ile çevrilidir. Nemli havada lezyonun yüzeyi kahverengiden koyu griye dönen fungusun fructifikasyon organlarıyla kaplıdır.

Bir yaprakta oluşan birkaç büyük lezyondan sonra birleşip, yaprağı kuşatırlar ve lezyonlardaki dokular nekroze olurlar. Benzer lezyonlar soğanın diğer bölümlerinde oluşabilir; sonuç olarak bitkiler gelişmez ve kururlar. Ciddi bir biçimde etkilenen sarımsak yaprakları ve soğanlar geriye doğru ölüm belirtisi gösterebilir. Lezyonlar Stemphylium vesicarium’un istilasına uğrayabilir ve bu fungusun gelişmesi sonucu siyaha dönebilir. S. vesicarium’un kendiside lezyonlara neden olabilmektedir.

Hastalık Döngüsü ve Epidemolojisi

Konidiophorlar tek tek ya da yığınlar halinde lezyonların üzerinde oluşur. Konidiler değişen düşük ve yüksek nem oranlarında, lezyonlar üzerinde sürekli oluşturulabilir. Fungus 6-34 derece sıcaklıkta gelişebilir; fakat gelişimi için gereken uygun sıcaklık 25 derecedir ve 13 derecenin altında yavaş bir gelişim olur. Fungusun sporulasyonu için %90 veya daha fazla nispi neme ihtiyaç vardır. İlk konidiler 9 saat sonra oluşur, konidiler tam olarak 15 saatlik çiyin ardından olgunlaşır. Bununla birlikte 16 saat veya daha fazla süreli çiylerde tipik lezyonlar oluşurken, 12 saat veya daha az süreli çiylerde beneklenmeler olur. Sporlanma geceleyin yüksek nispi nemin varlığında gerçekleşir.

Mücadelesi:

Kültürel Mücadele

  • 3–4 yıl ürün rotasyonu.
  • Devamlı olarak üretim alanlarından konukçusu bitkiler uzaklaştırılmalı.
  • Hastalıktan arî tohum ve fidelerin kullanılmalıdır.
  • Düzenli gübreleme ve iyi koşullarda bitkileri yetiştirmeli.
  • Bitki kalıntıları yetiştirme ortamlarından uzaklaştırılmalı ve imha edilmeli.
  • Çiğ oluşumundan kaçınmak için havalandırma iyi olmalı ve bitkilerin üzerinde serbest su oluşumu engellenmeli.
  • Sera ve tohum yataklarında hastalıktan arî toprak ve alet-ekipmanı kullanılmalı.

Yazılarımızdan haberdar olmak için
Abone olmak istermisin ?

Kaliteli yazılarımız ve fotoğraflarımızdan ilk sizin haberiniz olsun !

Bitki koruma ailesine katıldığınız için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti sanırım 🙁

Yorumlarınız & Sorularınız

Bize ulaşın

Tavsiyeleriniz, hatalarımız, beğenileriniz, şikayetleriniz, teşekkürleriniz, sorularınız kısacası her şey için biz burdayız...

Aramak istediğiniz kelimeyi yazıp "enter" tuşuna basın

Yazılarımızdan haberdar olmak için
Abone olmak istermisin ?

Kaliteli yazılarımız ve fotoğraflarımızdan ilk sizin haberiniz olsun !

Bitki koruma ailesine katıldığınız için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti sanırım :(