AnasayfaEndüstri BitkileriFUNGAL HASTALIKLAR

Şeker Pancarında Yaprak Leke Hastalığı (Cercospora beticola)

Şeker Pancarında Yaprak Leke Hastalığı

Cercospora-beticola

Nasıl bir hastalıktır ?

Cercospora beticola isimli fungusun neden olduğu Cercospora yaprak leke hastalığı ülkemizde en önemli şeker pancarı hastalığıdır.  Hastalık dünyanın daha çok nemli ve sıcak şeker pancarı üretim bölgelerine özgü olup, aylık ortalama sıcaklığın 20 oC’ nin üstünde seyrettiği ve yaprakların çok sık ıslandığı, sık ve çok yağış alınan, yağmurlama sulama yapılan veya sık ve uzun süreli çiğ oluşan ekim bölgelerinde büyük önem taşır.

Hastalığın en şiddetli görüldüğü ana hastalık alanları; Yunanistan, Türkiye ve Ispanya’da bulunur. Hastalık daha hafif geçmekle birlikte; Fas, Fransa, Güney Almanya, Avusturya, Macaristan, Romanya, Yugoslavya, Makedonya, Bulgaristan, Ukrayna, Rusya, İran, Pakistan, Hindistan, Çin, Japonya ve USA’daki yayılma alanlarında da mücadele yapılmasını gerektirir.

Cercospora hastalığı, ülkemizde genel olarak nemli ve sıcak ikliminin etkisi altında kalan Marmara ve Karadeniz Tipi Deniz iklim bölgesi ile Karadeniz Tipi Geçit İklim Bölgesi şeker pancarı ekim alanlarımızda yaygındır. Hastalığın yayılma alanı, toplam potansiyel olarak 80-700 hektardır (% 20).

Fungusun zararı, bitkilerde yaz ortasından itibaren ölmesi ve yeni yapraklar sürerek yenilenmesi, dolaysıyla asimilasyon alanının sürekli kayba uğraması ve üretilen şekerin de sürekli yaprak oluşumunda tüketilmesi şeklindedir. Sonuçta, bitkilerin kök büyümesi ve şeker biriktirmesi önemli ölçüde geriler.

İlaçlama yapılmadığı zaman, dayanıklı çeşit ekiminde hastalığın şiddetine bağlı olarak, pancarın kök verimi % 1-26, şeker varlığı % 3-13, arıtılmış şeker varlığı % 5- 18  ve arıtılmış şeker verimi % 6- 35 oranlarında azalır; alfa amino asit azotu varlığı ise % 1- 40 oranlarında artar.

Nasıl bir fungustur ?

Hastalığın çıkışı ve gelişmesi üretim yılının yağış ve sıcaklık seyri ile doğrudan ilgidir. Fungus sporlarının yapraklar üzerinde çimlenip stomalardan içeri girmesi ve enfeksiyonun başlaması için, tarla içinde en az % 95 ve optimum olarak % 100 düzeyinde nispi hava nemi ile gündüz 25- 27 C düzeyinde gece ise 15-17 C düzeyindeki hava sıcaklıları çok uygundur. Hava sıcaklıkları uygun olmakla birlikte, yeterli düzeydeki nispi hava neminin ulaşılamadığı uzun kurak dönemlerde hastalık önemli bir gelişme gösteremez ve epidemik bir patlama yapamaz.

Fungusun, yaşamını toprakta, yaprakta ve tohum artıkları üzerinde 2-3 yıl sürdürebilen sporları, yağmur damlalarının sıçratması ve rüzgâr ile pancar yapraklarına ulaşır. Yapraklar üzerindeki sporlar tarla kapanması döneminden itibaren mevsimin sıcaklık ve nisbi hava nemi seyrine bağlı olarak en erken Mayıs ayının sonuna doğru çimlenir ve alt yüzdeki gözeneklerden içeri girip,  parankima dokusunda gelişmesini sürdürürler.

Yapraklarda ilk hastalık belirtileri görülene kadar aradan 7 ila 14 gün geçer. Bu dönemin sonunda en erken Mayıs sonu Haziran başından itibaren pancarların önce dıştaki yaşlı yaprakları üzerinde, kenarları kırmızı veya koyu kahverengi bir renkle çevrili ve ortası gri-siyah renkli 2-3 mm çapında dairesel yuvarlak küçük lekelerin oluştuğu görülür. Bu ilk Cercospora lekeleri, hastalığın başladığının işaretidir.

Cescospora lekeleri ilk önce tarlaların değişik yerlerindeki bir kaç bitkinin yapraklarında göze çarpar. Bu bitkiler enfeksiyonun öbek noktası olup, hastalığın tarlaların tamamına yayılmasında önemli rol oynar.

Hastalığın gelişmesi

Hava koşulları uygun gittiğinde ilk lekelerin oluşmasından yaklaşık 7-14 gün sonra sporulasyon başlar. Yaprakların her iki yüzünde, gözeneklerin üzerinde aşağısı siyah-yeşilimsi kahverengi ve yukarısı daha açık renkli veya giderek renksizleşen çalımsı kümecikler belirir. Bunlar siyah birer nokta şeklinde göze çarpan ve konidiofor adı verilen konidi taşıyıcılarıdır.

Bunların üzerinde konidiler gelişir. Kamçısı görünüşte, ince uzun ve çok hücreli saydam organlar olan konidiler yağmur damlaları ve rüzgâr ile komşu bitki veya tarlalara ulaşır ve sekonder enfeksiyonları başlatır. Bu şekilde sezon boyunca hastalığın yayılması devam eder. Bazen, öncelikle yaprakların üst yüzeyindeki lekelerin üzerinde, misel dallarının kaynaşması sonucu pseudosclerotium adı verilen ve fungusun kışı geçirmesini sağlayan kahverenkli-siyah organlar oluşur.

Yapraklardaki lekeler hastalığın şiddetiyle kısa zamanda çoğalıp birleşir. Yüzeylerinin tamamı lekelerle kaplanan yapraklar peyderpey kurur ve çok sayıda yaprak ölür. Ağır salgınlarda pancarlar yapraklarının tamamını kaybeder ve yeni yapraklar sürer.  Parlaklık ve yumuşaklıkları ile dikkati çeken bu yeni yapraklar da sürekli olarak hastalığa yakalanıp ölür. Sonunda pancarın başı yukarıya doğru konik bir şekilde uzamış veya büyümüştür. Bu konik baş, en çok pancarın kökü kadar bir büyüklüğe ulaşır.

Cercospora beticola şeker pancarı ve bunun pek çok yabani türleri yanında ıspanak ile Atriplex, Chenopodium ve Amaranthus gibi yabancı otları da enfekte eder.

Mücadele

Kültürel Mücadele

  1. Temiz tohum kullanılmalı,
  2. Ana hastalık bölgelerinde Cercopora’ya toleranslı şeker pancarı çeşitleri (AURA CT,ANSA CT, CETRA CT, EVELINA CT-RT, LEILA CT-RT, GINA CT-RT, BIANCA CT-RT vb.)  ekilmeli,
  3. Konukçu olmayan bitkilerle 4 yıllık bir rotasyon uygulanmalı,
  4. Hastalıklı bitki artıklarının yok edilmeli,
  5. Konukçuluk yapan yabancı otlar ile mücadele edilmelidir.

Kimyasal Mücadele

Hastalığa karşı kimyasal mücadelede yüzey ilaçlaması (yeşil aksam ilaçlaması) yapılmaktadır. İlaçlı mücadelede esas herhangi bir enfeksiyon ve sporulasyonu durdurmaktır. Burada özellikle ilaçlamalardan etkili sonuç alabilmek için, ilaçlamalara başlama zamanının tespiti çok önemlidir. İlaçlamalara başlama zamanının tespitinde iki farklı zarar eşiği uygulanır. Birinci zarar eşiği, erken uyarı bitkisi olarak ekilen yem pancarında bitkilerin %5’inde en az 10’ar Cercospora lekesinin oluşma zamanı olup, daha çok şirketleşmiş ilaçlama organizasyonlarınca uygulanan koruyucu Cercospora mücadelesinde, ikinci zarar eşiği ise yetiştirilen şeker pancarında rastgele alınan erişkin yaprakların % 5’inde en az birer Cercospora lekesinin görülme zamanı olup, öncelikle bireysel çiftçi organizasyonlarınca uygulanan entegre Cercospora mücadelesinde kullanılır.

Hastalığın yem pancarındaki zarar eşiğine ulaşmasından 3-5 gün sonra hastalığa hassas şeker pancarı çeşitlerinde, 15- 20 gün sonra ise hastalığa toleranslı çeşitlerde ilk Cercospora lekeleri görülmeye başlar. Tarlalar ilk ilaçlamadan itibaren 15’er günlük aralıklarla hasattan 20-30 gün öncesine kadar ilaçlanır. Mevsim boyunca, yılına ve hastalık bölgesine göre değişmekle birlikte en az 1 en fazla 6 ilaçlama yapılır. 

 

Yazılarımızdan haberdar olmak için
Abone olmak istermisin ?

Kaliteli yazılarımız ve fotoğraflarımızdan ilk sizin haberiniz olsun !

Bitki koruma ailesine katıldığınız için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti sanırım :(

Şükrü Kaynaş

Ne zaman fark edebiliriz acaba ? Zararlılar ve hastalıklar ile mücadele ettiğimizi zannedip, önümüze konulan bir besinin sadece kimyasaldan ibaret kansorejen bir madde olduğunu...

2 Yorum

  1. #chemtrail araştırması yaptınız mı. Okur olmaz zamanlarda masmavi gökyüzü puslu vaziyet alıyor. Yağmurlardan önce bu olaylar artıyor ve yağmurla denize toprağa mahsule iniyor. Bir araştırın lütfen.

  2. #Chamtrail olayını biliyoruz, efsane midir gerçek midir orasını bilemem lakin tohumlar üzerinde neler yapıldığını şahit olabiliyoruz, bir ülke adam akıllı her yönüyle kendi üretimini gerçekleştirmez dışarıya mahkumsa her türlü teorilere mahkum kalır bizde onu biliyoruz… Güçlü bir gelecek için güçlü bir üretim tek amacımız bu o yüzden herkes için araştırmaya çalışmaya devam… Saygılarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu

Yazılarımızdan haberdar olmak için
Abone olmak istermisin ?

Kaliteli yazılarımız ve fotoğraflarımızdan ilk sizin haberiniz olsun !

Bitki koruma ailesine katıldığınız için teşekkür ederiz.

Bir şeyler yanlış gitti sanırım :(